lezzet-i güftâr, lezzet-i beyân, lezzet ü halâvet
* Şiirin muhatabı üzerinde hoş etkiler bırakan ve bu sayede dilden dile, elden ele dolaşmasını sağlayan yönünü vurgulamak maksadıyla kullanılan bir terimdir.
Lezzet kelimesi Arapça bir isim olup “tat, tatlılık, zevk, haz ve hoşlanma” gibi anlamlara gelir (Şemseddin Sâmî, 1317, s. 1238).
Şiirin muhatabı üzerinde uyandırdığı haz ve verdiği zevk.
Bir edebî terim olarak lezzet, ilk olarak Latîfî tarafından şiirin okuyucu veya dinleyiciye verdiği zevk ve hazzı belirtmek maksadıyla kullanır. Terimi kullandığı yerlerde zaman zaman “şîrîn”, “halâvet”, “şeker” ve “şehd” gibi tat ile ilgili kelimelerden de faydalanarak şiirin hoşa gidici yönünü vurgular. Diğer tezkirelerde de aynı durum geçerlidir.
Ek olarak Kınalızâde, şiirdeki lezzeti almanın onu okuyan veya dinleyenin kapasitesi ile bağlantılı olduğuna dikkat çeker (Sungurhan, 2017, s. 480). Sâlim, şiirde kullanılan tabirlerin kullanım tarzlarının anlatımın lezzetine katkısını dile getirir (İnce, 2018, s. 118). Ali Emîrî, bir şairi başarılı kılan yönlerden biri olarak onun şiirlerinin asırlar boyunca lezzetinin taze kalmasını gösterir (Kadıoğlu, 2018, s. 363).
Kelimenin terim olarak kullanım sayısı Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da 6, Kınalızâde Hasan Çelebı̇’nin Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ’sında 2, Künhü’l-Ahbâr’ın tezkire kısmında 6, Sâlim’in Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ’sında 3, Nuhbetü’l-Âsâr min-Fevâ’idi’l-Eş’ar’da 2, Âdâb-ı Zurefâ’da 2, Bâğçe-i Safâ-Endûz’da 1, Eslâf’ta 1 ve Tezkire-i Şu’arâ-yı Âmid’de 1 defadır.
Örnek 1:
Nesr: Ve tarz-ı kelâm-ı şîrîn-peyâmına ʿâmme-i enâm mâyil ü kâyil oldukları budur ki halâvet-i eşʿâr-ı şeker-bârından ve letâfet-i güftâr- ı şehd-nisârından tıbâʿ-ı enâm ve emzice-i ḫavâss u ʿavâm lezzet ü halâvet bulmışdur ve her şiʿri hasb-i hâl-i ʿâşık ve her beyti mesele muvâfık u mutâbık düşüp ʿâm-gîr ü dil-pezîr oldugıyçün şöhret-i şiʿrle meşhûr-ı ʿâlem ve ʿınde’l-efâzıl ve’l-ahâlî makbûl ü müsellem olmışdur (Canım, 2018, s. 503).
Örnek 2:
‘Alâ külli hâl ol ‘asrun zebân-ı vukû‘ına göre şehd-i kelâmı kemâl-i lezzetde ve nazm-ı belâgat-nizâmı kemâ-yenbagî halâvetde idi (İsen, 2017, s. 57).
Örnek 3:
Halîlî bir şâʻir-i üstâd olup aradan dört ʻasırdan ziyâde zamân mürûr etmiş olduğu hâlde ekser-i âsârı bu günde fart-ı lezzet ve kemâl-i takdir ile okunmak meziyyetini hâ’izdir (Kadıoğlu, 2018, s. 363).
Canım, R. (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Devellioğlu F. (1999). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yay.
Erdem, S. (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâ’sı İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük. Ankara: AKM Yayınları.
Faik Reşad (2019). Eslâf. Hzl. Emrah Aydemir-Fatih Özer, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html
Güzel, B. (2012). Kemiksiz-Zâde Safvet Mustafa ve “Nuhbetü’l-Âsâr min Ferâidi’l-Eş’âr” İsimli Şair Tezkiresi. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Hüseyin Remzî (1305). Lugat-i Remzî. İstanbul: Hüseyin Remzî Matbaası.
İnce, A. (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İsen, M. (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html
Kadıoğlu, İ. (2018). Tezkire-i Şu‘arâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html
Oğraş, R. (2018). Esad Efendi ve Bâğçe-i Safâ-Endûz. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html
Sungurhan, A. (2017). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Şemseddin Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İkdâm Matbaası.