KEMYÂB (KEM-YĀB)


* Daha çok elde bulunmayan, ortada olmayan ya da tezkireci tarafından niteliksel olarak yetersiz bulunan eserleri vurgulayan terim.



Sözlük Anlamı

“Az, eksik, noksan” manasındaki kem ve “bulmak” manasındaki yâften mastarının geniş zaman kökü “yâb” ile kurulmuştur. “Olağanüstü, türüne az rastlanır, eşsiz” (Steingass, 1963, s. 1051), “nadir bulunur olan nesne” (Hüseyin Remzî, 1887, s. 231), “bulunması zor” (Johnson, 1852, s. 1023), “bulunmaz, nadîde, nâyâb” (Şemseddîn Sâmî, 1317, s. 1183) manalarında kullanılır. Sözlüklerde hem sayı bakımından az bulunmayı hem de nitelik bakımından eşsiz olmayı niteleyen bir sıfattır.




Terim Anlamı

Eşsiz güzellikte kabul edilen eseri nitelemekle beraber; tezkireci tarafından görülmemeyi, eserin elde bulunmamasını da karşılayan/vurgulayan bir terimdir. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

İlk kez Heşt-Bihişt’te Arapça ve Farsça beyitlerle süslenen eserin elde olmayışını vurgularken kullanılmıştır (Örnek 1). Heşt-Bihişt’te eserlerin sayıca az oluşu, Sadrî ve Âhî’nin eserlerinin ele geçmediği ve tezkireci tarafından görülmediğini dile getirmek üzere bir kullanım söz konusudur (Örnek 2). İlgili sıfatın edebî eleştiri bağlamında kullanıldığı en önemli eser, Latîfi Tezkiresi’dir. Eserlerin nadir bulunur güzellikte oluşu, sayıca az ve elde olmayışını karşılamak amacıyla LatîfîTezkiresinde Nişâncı Mustafa Çelebi’nin Tabâkât-ı Memâlik’i (s. 517) ile Niyâzî-i Burûsevî'nin Dîvân'ı kem-yâb terimi ile tarif edilmiştir (Örnek 3). Bu tezkireden sonraki çoğu kullanım nitelik bakımından eşsiz ve sayı bakımından az eserleri karşılamaya yöneliktir (Örnek 4). Bâğçe-i Safâ-Endûz’da Hayrî’nin doğumuna atıf yapılırken bedeninin eşsizliğinin vurgulanması kem-yâb ile sağlanmıştır (Örnek 5). Eserin gözle görülmeyişini nitelemek amacıyla kullanılan son örnek ise Tezkire-i Şu’arâ-yı Âmid’de tespit edilmiştirTezkire müellifine göre nitelikçe eşine az rastlanır kimse olmanın niteliği kem-yâb ibaresi ile sağlanmıştır (Örnek 6).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Kem-yâb, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ’da 10, Heşt-Bihişt’te 4, Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiresi’nde 1, Latîfî Tezkiresi’nde 14, Âdâb-ı Zurafâ’da 2, Safâyî Tezkiresi’nde 1, Sâlim Tezkiresi’nde 1, Bâğçe-i Safâ-Endûz’da 3 ve Tezkire-i Şu’arâ-yı Âmid’de 1 defa olmak üzere toplam 37 yerde kullanılmıştır. 




Örnekler

Örnek 1: 

Münâsebet ile ‘Arabî ve Pârisî ebyât ile mânend-i nigâristân-ı Çîn ve nahl-i gülbün-i huld-ı berîn zîb ü zeyn virmişdür. Ammâ kem-yâbdur (İpekten vd., 2017, s. 57).

Örnek 2: 

Gâyet-i letâfetinden mesnevîsi kem-yâbdur (İpekten vd., 2017, s. 112). Müsveddesin beyâz itmege ihmâl u igmâz eylemegin kem-yâb u nâ-yâbdur (s. 140-141).

Örnek 3:

Mezkûr kendü ‘asrında şöhret-i şi’rle ma’lûm u meşhûr olmışdur. Ammâ beyne’l-enâm dîvânı kem-yâb olmagın mürûr-ı ezmânla nisyân bulmışdur ya’ni şüyû’ u şöhret bulmamışdur (Canım, 2018, s. 540).

Örnek 4:

Sibkati gibi defter-i şâ’irîne şîrâze-bend-i hüsn-i nizâm ve eyyâm-ı Devlet-i Mahmûd hân-ı Evvelde nüshâ-i kem-yâb-ı vücûdına mahfaza-i kabristân-ı makâm olan Diyâr-ı Bekri’l-asl bir şâ’ir-i nâzük-tabî’at olduğu ba’zı mazbatada görülmüşdür (Oğraş, 2018, s. 104).

Örnek 5: 

Nüsha-i kem-yâb-ı vücûd-ı Hayrî Vîrân-şehre muzâf ‘Ömerli karyesinde gehvâre-zîb-i zuhûr- bend-i şuhûd ve tezkîr-i sahîfe-i fark u şu’ûr oldukda… (Oğraş, 2018, s. 123).

Örnek 6: 

Müşârun-ileyhiñ nüsha-i kem-yâb-ı vücûdu belde-i Âmid’de rahle-zîb-i be-dîd ve beldesi ʻulemâsından ʻulûm-ı mukarrereyi kânûn ve itkân üzre görüp mülke dâr-ı dâniş ü dîd oldu (Kadıoğlu, 2018, s. 182).




Kaynaklar

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Hüseyin Remzî (1887). Lugat-ı Remzî. İstanbul: Matbaa-yı Hüseyin Remzî.

İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html

Johnson, F. (1852). A dictionary Persian, Arabic and English. London: William H. Allen and Company.

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html 

Oğraş, R. (hzl.) (2018). Esʿad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html 

Şemseddîn Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İkdâm Matbaası.

Steingass, F. J. (1963). A Comprehensive Persian-English dictionary, including the Arabic words and phrases to be met with in Persian literature. London: Routledge & K. Paul Limited.




Madde Yazarı:
Yazım Tarihi:
06/01/2025
logo-img