İLÂHÎ (İLĀHĪ)

ilâhî sözler, ilâhî ebyât


* Sözlüklerde Allah’la alakalı, tanrısal manalarına gelen tezkirelerde bu niteliğe sahip dinî-tasavvufî içerikli beyit ve sözleri tanımlayan terim.



Sözlük Anlamı

Sözlüklerde “Allah’a mensup, tanrı ile ilgili” (Devellioğlu, 2007, s. 426), “Tanrı’ya özgü, tanrısal” (Parlatır, 2006, s. 722) manalarını taşıyan ilâhî kelimesi, ilâh sözcüğü ve nispet eki -i’den oluşmakta (Kubbealtı Lugatı) olup “tapınılmaya lâyık görülen yüce varlığı” tanımlamaktadır (Yavuz, 2000, s. 64). İlâhî aynı zamanda “Tanrı’yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan” (Güncel Türkçe Sözlük) edebî türün de adıdır.




Terim Anlamı

Allah’la ilgili, dinî-tasavvufi muhtevaya sahip beyit ve sözler. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

İlâhî kelimesi terim anlamıyla Sehî Bey ve Latîfî tezkirelerinde yer almaktadır. Sehî Bey Tezkiresi’ndeki Mevlânâ Şeyh Rûşenî maddesinde (Örnek 1) müellif, mutasavvıf şairler arasında yer alan Rûşenî’nin “tasavvufa mâyil” olduğunu söyleyerek dile getirdiği sözleri ilâhî olarak nitelemiştir. Burada görüleceği üzere terim, dinî içerikli oluşunun yanında tasavvufla alakası üzerinden de anlamlandırılmak suretiyle kullanılmıştır.

Latîfî, kelimenin terim anlamıyla kullanıldığı bir başka tezkire olan eserindeki Medhî maddesinde, şairin yazmış olduğu beyitleri ilâhî olarak nitelemiştir (Örnek 2). Latîfî bu ifadeyi Medhî’nin Mekke’yi methettiği şiirini örnek verirken kullanmıştır (Kaplan, 2018, s. 280). Müellifin ayrıca şairin bu şiirini ilâhî olarak vasfettiği açıklamanın hemen öncesinde “mev'ıze-gûne kelimâtı”nın da bulunduğunu söylemesi, ilâhî olarak bahsettiği beyitlerin nasihat içerikli olduğunu da düşündürmektedir.

Tezkirelerde yer alan bu iki örnekten yola çıkarak “ilâhî”nin bir terim olarak tanrısal nitelikli, dinî-tasavvufî içeriğe sahip, aynı zamanda nasihat de ihtiva eden söz ve beyitler için kullanıldığını söylemek mümkündür.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

İlâhî, terim anlamıyla Sehî Bey’in Heşt Behişt’i ile Latîfî’nin Tezkiretü’ş-şu’arâ ve Tabsıratu’n-nuzamâ’sında birer defa yer almaktadır. 




Örnekler

Örnek 1:

Mevlânâ Şeyh Rûşenî

Şeyh Rûşenî ‘ulûm-ı ‘Arabiyyeyi bi’t-tamâm tertîb üzre görüp eş‘ârı meşhûr-ı ‘âlem olup tasavvufa mâyil ilâhî sözleri vâfir ve kendüsi kesr-i nefs ü hâtır itmek içün zemm tarîki ile kendüye bir kasîde dimişdür (İpekten vd., 2017, s. 82).

Örnek 2:

Medhî

Mev'ıze-gûne kelimâtı ve ilâhî ebyâtı vardur. Haccü’l-haremeyn olup nice def'a huccâc-ı rahmet-netâc ile mekşûfi’r-re's giryân u nâlân Lebbeyk-gûyân makâm-ı Mervede Safâya sa'y-i tâm ve Cebel-i 'Arafâtdan kalb-i hazîn ve dil-i pür-enîn ü hûnîn birle sohbeti şâm itmişdür (Canım, 2018, s. 480).




Kaynaklar

Canım, R. (hzl.) (2018). Latiîfî Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim Adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html 

Devellioğlu, F. (2007). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları. 

İpekten vd. (hzl.) (2017). Heşt Bihişt Sehî Beg. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim Adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56165,hest-bihistpdf.pdf?0&_tag1=03EE5380B678F1063BF0A9ED54D2FA0DD771F0E5&crefer=CA64A6042299986622B7772A75A03C8BE2604E2E61F93B9A469601CEB6C9E28F. 

Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi’nde Edebî Eleştiri Terimleri ve Edebiyat Eleştirisi (Doktora Tezi). Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla.

Kaplan, F. (2021). Klasik Türk Edebiyatı Eleştiri Terimleri Sözlüğü Latîfî Tezkiresi Örneği. İstanbul: DBY Yayınları.

Kubbealtı Lugati: https://lugatim.com/s/ilahi 

Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi. 

TDK Güncel Türkçe Sözlük: https://sozluk.gov.tr/ 

Yavuz, Y. Ş. (2000). İlâh. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C. 22, ss. 64.




Yazım Tarihi:
30/06/2026
logo-img