âyet iktibâsı, hadîs iktibâsı, iktibâs-ı envâr, iktibâs-ı nefehât-ı ünsiyye, iktibâs-ı hâlât-ı kudsiyye, iktibâs-ı envâr-ı ezkâr, iktibâs-ı envâr-ı şu'ûr, iktibâs-ı envâr-ı fezâ'il, kelâm-ı belâgat-iktibâsı
* Kur'ân-ı Kerîm, hadis ve diğer kaynaklardan alıntı yapmayı veya bir kimse yahut kaynaktan manevî ve ilmî feyiz edinmeyi ifade eden terim.
İktibâs, Arapça ḳabs “ateşten kor almak” kökünden türemiş bir mastardır. Şemseddin Sâmî, kelimeyi “ariyet alma, istiare, istifade” ile “bir fıkra veya sözü aynen yahut mealen nakledip zikretme” anlamlarında açıklamakta; asıl sözlük anlamının “ateş yakmak üzere birinden ateş almak” olduğunu, zamanla bu anlamdan hareketle mecazi bir kullanım kazandığını belirtmektedir (Sâmî, 2011, s. 115). Develioğlu iktibâsı “ödünç alma” ve edebî bir terim olarak “bir kelimeyi, bir cümleyi veya bunların anlamlarını olduğu gibi alma, aktarma” şeklinde tanımlarken (Develioğlu, 2003, s. 488), Ayverdi kelimenin “bir söz veya fıkrayı aynen veya manasıyla aktarma” yanında “alıp faydalanma” anlamını da taşıdığını, özellikle âyet, hadis, kelâm-ı kibâr ve şair sözlerinin iktibâsın başlıca malzemesini oluşturduğunu ifade etmektedir (Ayverdi, 2024). Parlatır ise iktibâsı, “bir âyeti veya hadisi, deyim, atasözü, vecize ya da yaygın olarak bilinen bir ifadeyi anlatımı güçlendirmek amacıyla aynen söz içinde kullanma sanatı” olarak açıklamaktadır (Parlatır, 2012, s. 718). Benzer şekilde Pala da iktibâsı bir sözün tamamını, bir kısmını veya manasını yeni bir metne aktarma biçiminde tanımlamakta; bu sanatın başta âyet ve hadisler olmak üzere kelâm-ı kibâr ve şair sözlerinden yararlanarak ifadeyi kuvvetlendirme ve güzelleştirme amacı taşıdığını, aktarılan kısmın kapsamına göre tam ve gayr-i tam iktibâs şeklinde değerlendirildiğini belirtmektedir (Pala, 1995, s. 242). Bu tanımlar birlikte değerlendirildiğinde iktibâsın, klasik Türk edebiyatında başta Kur'ân-ı Kerîm ve hadis olmak üzere çeşitli kaynaklardan alınan söz veya ibarelerin aynen yahut mealen yeni bir metin içinde kullanılmasını ifade eden bir belâgat terimi olduğu; bunun yanında ilmî, fikrî ve manevî bakımdan bir kaynaktan istifade etme anlamını da içerdiği anlaşılmaktadır.
İktibâs, Kur’ân-ı Kerîm ve hadis olmak üzere dinî metinlerden alınan bir ibare veya terkibin, kaynak gösterilmeksizin, anlamı güçlendirmek, ifadeyi güzelleştirmek ve sözü pekiştirmek amacıyla nazım veya nesir içinde ustalıkla kullanılmasını ifade eden edebî sanattır. Zamanla kapsamı genişleyerek kelâm-ı kibâr, atasözü, vecize ve meşhur sözlerden yapılan alıntıları da içine almış; klasik Türk edebiyatında lafzî veya meâlî aktarmaları kapsayan temel belâgat terimlerinden biri hâline gelmiştir.
Tezkirelerde iktibas, yalnızca Kur'ân ve hadislerden yapılan alıntıları karşılayan bir belâgat terimi olarak kullanılmamıştır. Kelimenin; bir kaynaktan söz veya bilgi nakletme, ilmî ve tasavvufî bakımdan faydalanma, manevî feyiz elde etme ve sözlük anlamından hareketle gelişen mecazi kullanımları karşılayacak şekilde geniş bir anlam alanına sahip olduğu görülmektedir.
Kullanımların önemli bir kısmı, mürşitten veya ilim ehlinin meclisinden feyiz ve irfan kazanma düşüncesi etrafında şekillenmektedir. Bu bağlamda iktibâs-ı envâr-ı tevhîd ü îmân, iktibâs-ı envâr-ı maʿârif, iktibâs-ı meşâ'il-i fezâ'il, iktibâs-ı envâr-ı rüşd ü reşâd ve iktibâs-ı nefehât-ı ünsiyye gibi terkiplerle, bir şeyhten veya ilim sahibinden manevî ve ilmî bakımdan istifade edilmesi anlatılmaktadır (Sungurhan, 2017, s. 195, 291, 340, 378, 391, 530, 573, 590, 648, 891, 895; Zübeyiroğlu, 1989, s. 30, 66, 89, 114, 215, 296, 336, 364, 365). Aynı kullanım Kâfile-i Şu'arâ, Âdâb-ı Zurafâ ve Tezkire-i Safâyî gibi eserlerde de görülmekte; kelime, ilim ve irfan ehlinin sohbetlerinden istifade etmeyi ifade etmektedir (Kutlar Oğuz, Çakır ve Koncu, 2017, s. 97; Erdem, 1994, s. 96, 183; Çapan, 2005, s. 89).
İktibas, bazı örneklerde ise doğrudan bir kaynaktan nakilde bulunmak anlamındadır. Ali Emîrî, bir şair mahlasının başka bir kaynaktan alındığını belirtirken "iktibas eyledi" ifadesini kullanmakta; biyografik bilgileri derlediği eserleri de "iktibâs eylediğimiz kitâblar" sözüyle göstermektedir (Kadıoğlu, 2018, s. 44, 144). Mehmed Sirâceddîn de bazı beyitlerin Nevâdirü'l-Âsâr'dan iktibâs edildiğini söyleyerek kelimeyi aynı anlamda kullanmaktadır (Arslan, 2018, s. 10).
Kelimenin klasik belâgatteki teknik anlamına da rastlanmaktadır. Âşık Çelebi, bir şairin şiirinde "'Asâ en yenfe'anâ ev nettehizehû veleden" âyetinden iktibâs ettiğini belirtirken (Kılıç, 2018, s. 516), Mehmed Sirâceddîn "İnne hâzihî tezkiretün" ifadesinin bir âyet-i kerîmeden iktibâsen alındığını kaydetmektedir (Arslan, 2018, s. 12). Bu örneklerde iktibâs, Kur'ân'dan yapılan edebî alıntıyı ifade eden teknik bir terim niteliğindedir.
Kelime, sözlükteki "ışık alma" anlamını çağrıştıran mecazi kullanımlarla da karşımıza çıkmaktadır. Fatîn Tezkiresi'nde geçen "iktibâs-ı nûr-ı hurşîd" ve "iktibâs-ı nûr" ifadeleri ayın güneşten ışık almasını anlatırken (Çiftçi, 2017, s. 334, 354), Şefkat Tezkiresi'ndeki "iktibâs-ı nûr-ı fıtrat" terkibi de aynı anlam ilişkisini sürdürmektedir (Kılıç, 2017, s. 106).
Bu örnekler, iktibasın tezkirelerde tek bir anlamla sınırlı kullanılmadığını göstermektedir. Kelime, bağlama göre Kur'an'dan yapılan edebî alıntıyı, bir kaynaktan söz veya bilgi nakletmeyi, ilmî ve tasavvufî bakımdan istifade etmeyi yahut feyiz ve nur kazanmayı ifade etmektedir. Böylece iktibas, tezkire dilinde hem belâgat terimi hem de bilgi ve manevî aktarımı karşılayan çok yönlü bir kavram olarak yer almaktadır.
İktibâs kelimesi ve bu kelimeyle kurulan terkipler, tezkirelerde toplam 37 kez tespit edilmiştir. Bu kullanımların 12'si Kınalızâde Hasan Çelebi'nin Tezkiretü'ş-Şu'arâ'sında, 10'u Mehmed Tevfîk Efendi'nin Mecmû'atü't-Terâcim'inde, 3'ü Ali Emîrî Efendi'nin Tezkire-i Şu'arâ-yı Âmid'inde, 2'şer örneği Fatîn'in Hâtimetü'l-Eş'âr'ı ile Mehmed Sirâceddîn'in Mecma'-ı Şu'arâ ve Tezkire-i Üdebâ'sında; 1'er örneği ise Âşık Çelebi'nin Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'sı, Beyânî'nin Tezkiretü'ş-Şu'arâ'sı, Lâtîfî'nin Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ'sı, Mustafa Safâyî Efendi'nin Tezkire-i Safâyî'si, Mehmed Tevfîk'in Kâfile-i Şu'arâ'sı, Râmiz'in Âdâb-ı Zurafâ'sı ve Şefkat'in Tezkire-i Şu'arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî'sinde görülmektedir.
Bu dağılım, iktibâsın tezkirelerde sınırlı olmakla birlikte farklı anlam katmanlarıyla kullanılan bir kavram olduğunu göstermektedir. Kullanımların önemli bir kısmında iktibâs, iktibâs-ı envâr, iktibâs-ı ma'ârif, iktibâs-ı fezâ'il ve iktibâs-ı nefehât gibi terkiplerle bir mürşid veya ilim ve fazilet sahibi kimseden feyiz, ilim ve manevî olgunluk kazanmayı ifade etmektedir. Bunun yanında kelime, Kur'ân âyetlerinden yapılan alıntılar için belâgat terimi olarak kullanılmakta; bazı örneklerde ise bir eserden veya başka bir kaynaktan bilgi ve metin nakletme anlamını karşılamaktadır. Böylece iktibas, tezkirelerde hem ilmî ve manevî intikali hem de metinler arası aktarımı ifade eden yerleşik bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.
Örnek 1:
Monlâ hakkında ‘asâ en yenfa’anâ ev nettehizuhu veleden âyeti ile iktibâs ider (Kılıç, 2018, s. 516).
Örnek 2:
Mürşid-i müşârun-ileyh hazretleriniñ bâlâda mürûr eden terceme-i ahvâl-i hakâyıklarını iktibâs eylediğimiz kitâblar şunlardır (Kadıoğlu, 2018, s. 144).
Örnek 3:
Hakîkat bu merkezde iken bilemem ki Kâdî'asker Sâlim Efendi şu “Kadrî” nâmını nereden iktibâs eyledi (Kadıoğlu, 2018, s. 44).
Örnek 4:
Mısrda Şeyh İbrâhîm-i Gülşenînüñ gülistân-ı âstânından ictinâ-yı envâr-ı ma'rifet ü 'irfân ve iktibâs-ı envâr-ı tevhîd ü îmân içün hidmet-i şerîfinde dâmen-der-miyân olmış idi (Sungurhan, 2017, s. 195).
Örnek 5:
Meşâ'il-i ma'ârif ü fezâ'ilden iktibâs-ı nûr u ziyâ idüp (Sungurhan, 2017, s. 378).
Örnek 6:
Âkifâ ol pertev-i ruhsârdan pür-nûr idi
Mâh-ı enver iktibâs-ı nûr-ı hurşîd itmeden (Çiftçi, 2017, s. 334).
Örnek 7:
Ekser vâkitlerde... mihr-i münîr-i Muhammedî’den iktibâs-ı feyz eden zevât-ı muhakkıkîn ile cem' olarak füyûzât-nisâr-ı hakîkât olurlardı (Kadıoğlu, 2018, s. 363).
Arslan, M. (2018). Mehmed Sirâceddîn Mecma‘-ı Şu‘arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html
Ayverdi, İ. (2024). Misalli büyük Türkçe sözlük (Çevrimiçi sürüm). Kubbealtı Lugatı. Erişim adresi: https://lugatim.com/
Çapan, P. (2005). Mustafa Safâyî Efendi-Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l-Âsâr min Fevâidi’l-Eşâr). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
Çiftçi, Ö. (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html
Devellioğlu, F. (2003). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Erdem, S. (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurefâ’sı (İnceleme-Tenkitli Metin-İndeks-Sözlük). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları.
Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html
Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html
Pala, İ. (1995). Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü. Ankara: Akçağ Yayınları.
Parlatır, İ. (2012). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.
Sungurhan, A. (2017). Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiretü’ş-Şu‘arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Şemseddin Sâmî. (2011). Kâmûs-ı Türkî (Latin Harfleriyle). Haz. Raşit Gündoğdu, Niyazi Adıgüzel, Ebul Faruk Önal. İstanbul: İdeal Kültür Yayıncılık.
Zübeyiroğlu, R. (1989). Mehmed Tevfik Efendi Mecmû'atü't-Terâcim (Yayımlanmamış doktora tezi). İstanbul: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Erişim adresi: https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp