FÜSÛNNÜMÛN (FÜSŪN-NÜMŪN)

füsûn-nümûn


* “Sihir gösteren, büyüleyici” anlamlarına gelen, tezkirelerde alışılmadık, yaratıcı, büyüleyici anlamında kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Füsûn-nümûn, iki Farsça kelimeden oluşmuş birleşik bir sıfattır. Sözlüklerde birleşik sıfat olarak bulunmamaktadır. Füsûn, “büyü, sihir, hile, aldatma” anlamlarına gelen Farsça bir isimdir (Steingass, 2005, s. 929). Nümûn ise “göstermek, görünmek” manasına gelen Farsça nümûden fiilinin geniş zamanıdır (Şükûn, 1984, s. 1908). Bu durumda füsûn-nümûn “sihir gösteren, büyülü, büyüleyici” anlamlarına gelmektedir. 




Terim Anlamı

Füsûn-nümûn terimi “sihir gösteren, büyüleyici, alışılmadık, yaratıcı” anlamlarına gelmektedir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Füsûn-nümûn terimi yalnızca Latîfî Tezkiresi’nde Fuzûlî-i Bağdâdî maddesinde geçmektedir. Latîfî bu terimi şairin nazmının sıfatı olarak kullanmıştır. “Nazm-ı sihr-nümâ-yı füsûn-nümûnı” şeklinde ifade edilen tamlamada Fuzûlî’nin orijinal ve yaratıcı nazmı, sihir gösteren, büyüleyici, alışılmadık manalarına gelen iki ayrı sıfatla nitelendirilerek vurgulanmıştır (Canım, 2018, s. 414). 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Latîfî Tezkiresi’nde 1 kere kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1: 

Bu devir şu’arâsındandur. San’at-ı şi’riyyenün üstâdı ve kendü nisbet-i türâbiyyede Bağdâdîdür. Nazm-ı sihr-nümâ-yı füsûn-nümûnı hakkâ budur ki mertebe-i hark-ı âdîdür. Merâtib-i şu’arâda fî-zamâninâ zümre-i a’lâdandur ve tabaka-i ulyâdandur (Canım, 2018, s. 414).




Kaynaklar

Canım, R. (hzl). (2018). Latifî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: Latifî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ

Steingass, F. (2005). Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Şükûn, Z. (1984). Gencine-i Güftâr Fenheng-i Ziyâ. C.3. İstanbul: MEB Yayınları.

 




Yazım Tarihi:
11/05/2026
logo-img