FÜRÛTER (FÜRŪ-TER)

fürû-ter


* “Aşağı, alt” anlamlarına gelen “fürû” ile eklendiği kelimelere “daha, daha çok” anlamı veren “-ter” ekinin birleşmesiyle oluşan ve tezkirelerde “daha aşağı, daha değersiz” manalarında kullanılan bir tenkit terimi.



Sözlük Anlamı

Farsça kökenli bir isim olan “fürû” sözlük anlamı “aşağı, alt”  (Şemseddin Sâmî, 1317, s. 993; Devellioğlu, 2015, s. 311; Kanar, 2010, s. 280; Ziya Şükûn, 1984, s. 1431), “beceriksiz, geride kalmış” (Çağbayır, 2017, s. 518) şeklindedir. Tafdil ve mübalağa edatı olarak kelimelerin sonuna gelen ve eklendiği kelimeye “daha, daha çok” anlamı katan Farsça kökenli “-ter” edatı, bir sıfatın üstünlük derecesini bildiren ektir (Devellioğlu, 2915, s. 1260; Kanar, 2015, s. 482).“Fürû” kelimesine “-ter” ekinin ilave edilmesiyle oluşan “fürû-ter”, sözlüklerde “çok alçak, daha alçak, çok aşağı, daha aşağı” (Ayverdi, 2008, s. 1000, Tulum, 2011, s. 736; Kanar, 2015, s. 1130), “daha düşük” (Steingass, 2005, s. 923), “daha aşağılık” (Redhouse, 2011, s. 1380) anlamlarındadır.




Terim Anlamı

Sözlüklerde “daha aşağı, daha alçak” anlamları verilen “fürû-ter” kelimesi, tezkirelerde aynı kategorideki eserlerin mukayesesinde “daha niteliksiz, daha değersiz” anlamlarında kullanılmıştır. “Fürû-ter”, bir edebî eserin daha değersiz olduğunu bildiren olumsuz manalı bir terimdir.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

“Daha aşağı, daha değersiz” anlamlarına gelen “fürû-ter” terimi, Latîfî Tezkiresi’nde aynı konuyu işleyen üç mesnevi mukayese edilirken kullanılmıştır. Latîfî; Lâmi’î, Zâtî ve Mu’idî’nin yazdığı Şem ü Pervâne mesnevilerinden hangisinin daha muteber hangisinin daha niteliksiz olduğuna karar veremediğini, hâsılı bu üç eserin de birbirinden kıymetli olduğunu ifade ederken “ber-ter, fürû-ter ve berâber” terimlerini kullanır (Kaplan, 2021, s. 130). Tezkirede “fürû-ter” teriminin mesnevi tarzında eserler mukayese edilirken olumsuz manada kullanılan bir tenkit terimi olduğu görülmektedir. 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Latîfî Tezkiresi’ndeki 1 örnek dışında terimin kullanımına rastlanmamıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Efsâne-i Şem‘ ü Pervâneyi ki şu‘râ-yı Rûmdan üç nefer üstâd yazmışdur. Mevlânâ Lâmi‘î ve üstâd-ı şu‘arâ Zâtî üçünci bunlar. Her biri bir gûne hikâyet ile rivâyet kılmışdur ve her biri bir bahrda dimiş her birinde bir hâlet ve her birinde bir halâvet var. Niteki her bir meyvede bir lezzet olur. Bu husûsda nazm-ı fülândan fülân ber-ter veyâhud fürû-ter veyâ berâber diyü meyânların bir kimse bir suhandân-ı nükte-şinâs mümeyyiz olup temyîz itmemişdür (Canım, 2018, s. 489).




Kaynaklar

Ayverdi, İ. (2008). Misalli Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Kubbealtı Neşriyat, 3. Baskı.

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Çağbayır, Y. (2017). Ötüken Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Devellioğlu, F. (2015). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın Kitabevi Yayınları, 31. Baskı.

Kanar, M. (2010). Etimolojik Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. İstanbul: Derin Yayınları.

Kanar, M. (2015). Farsça Türkçe Sözlük. İstanbul: Say Yayınları, 4. Baskı.

Kaplan, F. (2021). Klasik Türk Edebiyatı Eleştiri Terimleri Sözlüğü -Latîfî Tezkizkiresi Örneği-. İstanbul: DBY Yayınları.

Steingass, F. (2005).  A Comprehensive Persian-English Dictionary. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Şemseddin Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: İkdâm Matbaası.

Tulum, M. (2011). 17. Yüzyıl Türkçesi ve Söz Varlığı. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Ziya Şükûn (1984). Farsça- Türkçe Lûgat Gencinei Güftar Ferhengi Ziya. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.




Yazım Tarihi:
16/12/2024
logo-img