EYÜ (EYÜ)

eyü


* Eyü; sözlüklerde beğenilen, uygun, münâsip, kötü olmayan, yararlı, kâfi, sıhhatli, bol, güzel, makbûl, müspet, iyi gibi kullanım alanına göre birden fazla anlama gelen terim.



Sözlük Anlamı

Eyü, Eski Türkçe kökenli bir sıfattır. Bu terim, ‘‘Eski Türkçede edgü > Karahanlı Türkçesinde eygü > Eski Anadolu Türkçesinde eyü > Osmanlı Türkçesinde eyi > Türkiye Türkçesinde iyi şeklinde gelişim gösteren’’ iyi kelimesinin evrilmiş hâlidir (Öztürk, Jale, 2003). Osmanlı dönemi sözlüklerinde ‘‘kötü olmayan, makbûl, mergup olan, münâsip, muvaffık, kâfi, sıhhatı yerinde olan’’ anlamları verilmiştir (Ali Seydi, 1914, s. 73). Yeni Türkçe Lugat'ta faydalı, temiz, kârlı, ahlâka muvaffak olan anlamı verilirken (M. Bahaeddin, 1920, s. 133), Kamûs-ı Türkî ise ‘‘iyilik, iyileşmek’’ anlamı verilmiştir (Şemsettin Sâmi, 1899, s. 254). Bu anlamların hepsi bir araya getirildiğinde ‘‘eyü’’ teriminin kullanım alanına göre ‘‘beğenilen, uygun, münasip, kötü olmayan, yararlı, kâfi, sıhhatli, bol, güzel, makbul, temiz, müspet, iyi’’ gibi birden fazla anlama geldiği ve bütün bu anlamların ‘olumlu olan durum ve halleri’ dile getirmek için kullanılan bir terim olduğu söylemek mümkündür.




Terim Anlamı

Eyü kelimesi, Eski Türkçe kökenli bir terim olduğu için kullanım tarihi Köktürkçeye kadar dayanmaktadır. Kullanım tarihi köklü olduğundan birçok edebî sahada karşımıza çıkmaktadır (Öztürk, 2003).  Ancak sıfat olması itibariyle nitelendirdiği anlam bir sonraki kelimeyle bağlantılı olduğu için terim durumu da ona göre anlam kazanmıştır. Tezkirelerde ise daha çok bir şairin şiir ve sanat kabiliyetini beğenme ve takdir etme, kıyaslama ve çıkarımda bulunma, kâfi ve yeterli görme gibi ifadeler için kullanılmıştır.




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Eyü kelimesi; tezkirelerde ilk olarak, Anadolu coğrafyasında ilk tezkire kabul edilen Sehî’nin (ö. 1548-49) Heşt Behişt’inde geçmektedir. Sehî Bey, eyü kelimesini sığ bir kullanımından ziyade zengin bir anlam çerçevesinde kullanmıştır. Bu kullanım zenginliği, Sehî Bey'le sınırlı kalmayıp diğer tezkirecilerde bundan istifade etmişlerdir.  Bu kullanımlar daha çok,  “doğru ve güzel bulma, kıyaslama ve çıkarımda bulunma, beğenme ve takdir etme, kafi ve yeterli görme, iyi ve faydalı bulma”  şeklinde geçmektedir.
Sehî Bey ilk olarak ‘‘eyü’’ kelimesine Mevlânâ Hümâmî’yi tanıttığı metinde yer vererek burdaki ‘‘eyü’’ terimini “beğenme, takdir etme (Örnek 1)” anlamlarında kullanmıştır.
Yine aynı şekilde Mevlânâ Celîlî’den bahsederken de ‘‘eyü’’ kelimesine “güzel, doğru bulma (Örnek 2)” anlam çerçevesinde kullanmıştır. Latîfî  ise ‘‘eyü’’ terimini daha çok bir “kıyaslama, çıkarım (Örnek 3)” anlamlarında kullanılmıştır. Harîrî, Abdülcelil Çelebi için kullandığı ‘‘eyü’’ ibaresiyle onun inşa yönünün, şiir yönünden daha iyi, üstün olduğunu dile getirir. Ahdî ise ‘‘eyü’’ terimini en az kullanan tezkirecilerden birisi olmasının yanında bu kelimeyi daha çok “iyi, faydalı (Örnek 4)” anlamında kullanmıştır. 
Hem 16 yy. tezkirecileri arasında hem de sonraki yüzyıllardaki tezkireciler arasında ‘‘eyü’’ terimini en çok kullananların başında Aşık Çelebi (ö. 1571) gelmektedir. Aşık Çelebi Meşâ’irü’ş-Şu’arâ tezkiresinde sadece metinlerde ‘‘eyü’’ terimine 42 defa yer vermiştir. Ve bu terimi çoğunlukla  “beğenme ve takdir etme, güzel (Örnek 5 ve 6)” anlamlarında kullanmıştır. 

17 ve 18. yüzyıllardaki tezkirelerde de  ‘‘eyü’’ terimi yine bunlara benzer anlamlarda kullanılmıştır.  Ancak ‘‘eyü’’ teriminin zamanla evrilme geçirmesinden dolayı bu hâliyle az kullanılmıştır. En son Es’ad Mehmed Efendi’nin Bağçe-i Safâ-endûz tezkiresinde Surûrî’ye yer verdiği metinde ‘‘eyü’’ terimini “kafi, yeterli, yeterince (Örnek 7)” anlamında kullanmıştır.

Sonuç olarak eyü terimi tezkirelerde zengin bir anlam çerçevesi içerisinde kullanılmış ve 
bu kullanımlar daha çok  “doğru ve güzel bulma, kıyaslama ve çıkarımda bulunma, beğenme ve takdir etme, kafi ve yeterli görme, iyi ve faydalı bulma” şeklinde yer edinmiştir.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Eyü kelimesi, Heşt Behişt'te 8, dipnotlarla 13, Latîfî'nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında 6,  Âşık Çelebi'nin Meşâ’irü’ş-Şu’arâ'sında 42,  Ahdî'nin Gülşen-i Şuʿarâ'sında 1, Gelibolulu Mustafa Âlî'nin Künhü’l-Ahbâr’ında 7, Sâlim Tezkiresi’nde 1, Mehmed Tevfik'in Kâfile-i Şu’arâ’sında 1,  Es’ad Mehmed Efendi ‘nin Bağçe-i Safâ-endûz’unda 1 yerde geçtiği tespit edilmiştir.




Örnekler

Örnek 1: 

Sî-nâme adlu bir kitâbı var. Otuz nâmedür. Firâk-nâmelerdür. Gâyet eyü düşmiş (İpekten vd., 2017, s. 74).

Örnek 2: 

Hamse-i Nizâmîyi tercüme idüp (A103b) bi’t-tamâm Türkîye döndürdi. El-hak yaramaz itmedi eyü eylemişdür (İpekten vd., 2017, s. 149).

Örnek 3: 

Egerçi fünûnuñ aḳsâmına ḳâdir idi ammâ şiʿrden (3) inşâyı eyü dirdi (Canım, 2018, s. 188).

Örnek 4: 

Hâlâ bir mikdâr ħâkveş sükûn bulup hıdmet-i erbâb-ı ʿirfâne bel baġlayup elinden gelen himmetin (Ü81a ) masrūf ķılup zü-fünûn olan yârân içre eyü diyü maʿrûf olmadan hâlî degüldür (Solmaz, 2018, s. 202).

Örnek 5: 

Gâyet eyü târîhler düşürürdi (Kılıç, 2018, s. 138).

Örnek 6: 

Gāyet eyü misḳāl çalardı (Kılıç, 2018, s. 433).

Örnek 7: 

Ba‘de’ t-ta‘ām dest-sûy oldukda hemân bir def‘a sabunı köpürdüp legene vaz‘ ve ol köpükle parmaklarını kıcır kıcır vâfir oġup ve aġzına dahi geregi sürüp ba‘dehû yalñız su ile ġasl ile pāk ederdi. Niçün bir kaç kerre köpürtmezsiñ dedigimde sabunı isrâfdır bir köpürdüm eyüce ovduḳdan ṣonra gider diye cevâb verdi (Oğraş, 2018, s. 134).




Kaynaklar

Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html

Ali Seydi. (1914). Resimli Kamus-ı Osmani, İstanbul: Matbaa-i Kütübhane-i Cihan.

Arslan, M. (hzl.) (2018). Mehmed Sirâceddin- Mecmâ’-ı Şu’arâ ve Tezkire-i Üdebâ. Ankara: T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-208568/mehmed-siraceddin-mecma-i-suara-ve-tezkire-i-udeba.html

Aydemir, E., ve Özer, F. (hzl.) (2019). Faik Reşâd -Eslâf. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-242935/eslaf-faik-resad.html

Babacan, İ. (hzl.) (2010). Tezkire-i Mecâlis-i Şu’arâ-yı Rum-Garîbî Tezkiresi. Ankara: Vizyon Yayınları.

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları.

Çınarcı, M. N. (hzl.) (2019). Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey- Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-240610/seyhulislam-arif-hikmet-bey-tezkiresi.html

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimetü’l-Eşâr). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html

Erdem, S. (hzl.) (2019). Azîz-zâde Hüseyin Râmiz, Âdâb-ı Zurafâ İnceleme-Tıpkıbasım-İndeks. Ankara: AKM Yayınları.

Genç, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html

İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html

İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html

İsen, M. (hzl.) (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html

Kadıoğlu, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şuʻarâ-yı Âmid. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-375473/ali-emiri-tezkire--i-suara--yi-amid.html

Karateke, H. T. (hzl.) (2018). Ali Emirî Efendi, İşkodra Vilayeti ʿOsmanlı Şaʿirleri. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.  Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-204954/iskodra-vilayeti-osmanli-sairleri.htmL

Kayabaşı, B. (1997). Kâf-zâde Fâ’izî’nin Zübdetü’l-Eş’ârı. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). İnönü Üniversitesi, SBE.

Kılcı, M. (2001). Enderunlu Mehmet Âkif Mir’ât-ı Şi‘r. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Çukurova Üniversitesi, SBE.

Kılıç, F. (hzl.) (2017). Şefkat Tezkiresi (Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194367/sefkat-tezkiresi-tezkire-i-suara-yi-sefkat-i-bagdadi.html

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html

Kutlar Oğuz, F. S., Koncu, H., ve Çakır, M. (hzl.) (2017). Mehmed Tevfik Kâfile-i Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-196469/mehmed-tevfik-kafile-i-su39ara.html

Mehmed Bahaeddin (1920). Yeni Türkce Lugat. İstanbul: Evkaf-ı İslamiye Matbaası.

Oğraş, R. (hzl.) (2018). Es‘ad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html

Öztürk, F. (hzl.) (2018). Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html

Öztürk, J.(2003), Ses Değişikliği Geçiren Kelimelerin Yazı Dilindeki Eski Şekilleri, Güneyde Kültür C: 14 Sayı: 141, Antakya

Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şu‘arâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html

Sungurhan, A. (hzl.) (2017a). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html

Sungurhan, A. (hzl.) (2017b). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html

Şemseddin Sâmî (1317). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul. 
Türk, V. (1990). Neva’î Mecalisü’n-Nefa’is (metin-inceleme). (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Fırat Üniversitesi, SBE

Yılmaz, K. (hzl.) (2019). Güftî Teşrîfâtü’ş-Şu‘arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247200/gufti-tesrifatus-suara.html

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html




Yazım Tarihi:
30/09/2025
logo-img