EBTER (EBTER)

ebter-veş, ebter-şîve, evrâk-ı ebter, ebter-cümme


* Tamamlanamayan ya da estetik açıdan değersiz görülen bir eseri ve bir şairin olumsuz kişiliğini niteleyen tabir.



Sözlük Anlamı

Ebter, Kur'an-ı Kerim'de Kevser suresinin 3. ayetinde geçen bir sıfattır. Hz. Muhammed'in erkek çocuğu olmadığı için “soyu kesik” söylemine maruz kalması sebebiyle gönderilen Kevser Suresi'nde müşriklerin bu ifadesi reddedilir ve Hz. Muhammed'in “Kevser” ile ödüllendirildiği vurgulanır. Bu bağlamda ebter sıfatının "soyu kesik" anlamında kullanıldığı görülmektedir (Karaman vd., 2018, s. 602).

Arapça kökenli olan ebter, bir şeyin tamamlanmadan bitip kesilmesi anlamındaki "betr" mastarından türemiştir (Ünal, 2017, s. 115). Sözlüklerde neslini devam ettiremeyen kimse; eksik, noksan (Amîd, 1379, s. 69); kaybeden, mağlup, yoksul, fakir; değersiz, işe yaramaz (Johnson, 1852, s. 6); kuyruğu kesik, hilekâr (Dihhuda, 1377, s. 286); güzel addedilen bütün vasıflardan yoksun olan, kusurlarla dolu (Steingass, 1963, s. 4); kolsuz, bacaksız; Allah’a hamd ile başlamayan hutbe (Mutçalı, 2012, s. 58); bir aruz kalıbındaki “fâilâtün” cüz’ünün yerine getirilen “fa’lün” cüz’ü (Ayverdi, 2010, s. 320) anlamlarına gelir.




Terim Anlamı

Edebî eserin tamamlanamadığını ya da  istenilen estetik seviyeye erişemediğini vurgulayan; aynı zamanda şairin olumsuz kişilik özelliğini niteleyen tabir. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

İlk kez Mecâlisü'n-Nefâis'te, Muhammed-i Horâsânî ve Hayrî'nin uygunsuz kişilik özelliklerini vurgularken kullanılan ebter sıfatının (Eraslan, 2001, s. 163, 182) edebî eleştiriye yönelik ilk kullanımı Latîfî Tezkiresi'nde ortaya çıkar. Bu tezkirede ebter, şiir anlayışının estetik kaidelerden uzak oluşunu (Canım, 2018, s. 329, 398) şairdeki ilmi ve edebî zekanın eksik oluşunu (Canım, 2018, s. 216) ve bir eserin tamamlanamayışını (Canım, 2018, s. 417) ifade eder. Bu tezkireden sonraki kullanımların hepsi, eksik bir eseri nitelemeye yöneliktir. Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'da Ahî'nin ömrü yetmediği için tamamlayamadığı Hüsrev ü Şîrîn ve Hüsn ü Dil isimli eserleri (Kılıç, 2018, s. 167, 633) ve Bâğçe-i Safâ-endûz'da Aynî’nin eksik kalan tercümesi bu örneklerdendir (Oğraş, 2018, s. 149). Ayrıca Bâğçe-i Safâ-endûz, ebter sıfatının yer aldığı son tezkiredir. 




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Ebter, Mecâlisü'n-Nefâis'te 2, Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ'da 6, Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'da 2, Teşrîfatü'ş-Şu'arâ ve  Bağçe-i Safa-endûz'da birer defa olmak üzere toplam 12 yerde kullanılmıştır. 




Örnekler

Örnek 1: 

Lâubâlî ve levend-şîve ve ebter-veş kişi irdi (Eraslan, 2001, s. 163).

Örnek 2:

Aʿşâr u ezmânda Sultân Mehmed Hân Gâzî devrinde civânlığı zamânında İznik nâm kasabaya gelüp tahsîl-i ilme meşgûl iken bir mahbûba taʿalluk u taʿaşşuk idüp kitâb-ı ʿaşkdan ve bâb-ı mahabbetden ders ü sebak aldı ve mütâlaʿa ve müzâkere defter ü tomârın tayy idüp ifâde ve istifâdeden kaldı ve olanca tahsîli taʿtîl olup defter-i akl ebter olup muʿallim-i ʿaşk taʿlîm-i mahabbetde varak diker didi (Canım, 2018, s. 216).

Örnek 3:

Mesmûʿdur ki mezbûruñ şiʿr-i şûr-engîzi dâyire-i sûz u güdâzdan bîrûn ve meyân-ı nâsda kadr ü iʿtibârı pest ü dûn olduğı bâʾisden evrâk-ı pejmürdesin eşʿâr-ı efsürdesiyle kesb-i harâret idüp sûz-nâk olsun içün evrâk-ı ebter misâlinde oda bucâğından getürüp götürüp oda bırakmış ve sözleri bî-sûz olup derûnı yakmaduğıyçün dîvânın oda yakmış (Canım, 2018, s. 329).

Örnek 4:

Kezâlik Âhî-i merhûmuñ ebter kalan Hüsn ü Dil inşâsınuñ nâkıs yirlerin temâm eylemişdür (Kılıç, 2018, s. 633).

Örnek 5:

Merkûmun terceme-i ebter-cümmesini beyânda kilk-i şikeste-zebân-ı fakîr degil aklâm-ı ehl-i teşrîh-i kâsır ya'nî muhâvere ve sohbeti gibi ahvâl-i mütenâkazasının tedkîk ve şerhi hayretde ez-hân-ı esâgır ve ekâbir olup… (Oğraş, 2018, s. 149).




Kaynaklar

Amîd, H. (1379). Ferheng-i Fârsî-yi ‘Amîd. Tahrân: Müessese-i İntişârât-ı Emîr Kebîr.

Ayverdi, İ. (2010). Misalli büyük Türkçe sözlük. İstanbul: Kubbealtı.

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html 

Dihhudâ, A. E. (1377). Luğatnâme-yi Dihhudâ. Tahran: Müessese-yi Luğatnâme-yi Dihhudâ.

Eraslan, K. (2001). Alî Şîr Nevayî Mecâlisü’n-nefâyis I (Giriş ve metin). Ankara: TDK.

Johnson, F. (1852). A dictionary Persian, Arabic and English. London: William H. Allen and Company.

Karaman, H. (2018). Kur'ân-ı Kerîm ve açıklamalı meâli. Ankara: TDV Yayınları. 

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html 

Mutçalı, S. (2012) Arapça-Türkçe sözlük. İstanbul: Dağarcık Yay.

Oğraş, R. (2018). Esad Mehmed Efendi Bâğçe-i safâ-endûz. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59393,esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduzpdf.pdf?0

Steingass, F. J. (1963). A Comprehensive Persian-English dictionary, including the Arabic words and phrases to be met with in Persian literature. London: Routledge & K. Paul Limited.

Ünal, N. (2017). Kur'an'ı Kerim’de ebter kavramı ve düşündürdükleri. SOBİDER, 4(11), 114-131. 




Yazım Tarihi:
04/03/2025
logo-img