DİLSİTÂN (DİL-SİTĀN)

dastân-ı dil-sitân, ebyât-ı dil-sitân


* Sözlüklerde “gönül alan” ve “büyüleyen” anlamlarına gelen ve tezkirelerde etkili söz, söyleyiş ve ifade gücü için kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Dil-sitân, Farsça dil (gönül) kelimesi ile sitâden (almak) mastarının muzari gövdesi “sitân” ile birleşiminden “gönül alıcı” (Ayverdi) anlamına gelen bir sıfat terkibidir.  Kanar, terimi “[dil+sitânden> sitân] gönül alıcı, sevgili” (2015, s. 725); Sami, “gönül alan, kendiye meftûn eden” (2015, s. 617); Devellioğlu, “gönül alan ve zapteden güzel, kendine meftûn eden” (2001, s. 187); Parlatır, “gönül sarayı” (2006, s. 350); Steingass, “gönül çalan, büyüleyici” (1998, s. 532) şeklinde anlamlandırır.




Terim Anlamı

Etkili ve gönül alan söz; büyüleyici ifade gücü. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Kelime, terim anlamıyla sadece Heşt Behişt ile Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da kullanılmıştır. Sehî Bey, terimi Heşt Behişt’in ön sözünde Molla Câmî’nin Bahâristân’ının etkileyiciliğini belirten “Bahâristân-ı dil-sitân” (İpekten vd., 2017, s. 5) ifadesinde kullanmıştır (Örnek 1). 

Latîfî, terimi Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da divan şiirinin poetikasıyla ilgili görüşlerini belirtirken kullanmıştır. Terim bu bağlamda “dâstân-ı dil-sitân iderler” (Canım, 2018, s. 48) ifadesinde birleşik fiilin isim unsuru (Örnek 2), “dâstân-ı dil-sitânlar” (s. 69) ifadesinde ise Farsça tamlama içinde sıfat göreviyle kullanılmıştır (Örnek  3). Latîfî, terimi Mevlânâ Âhî’nin etkileyici beyitlerinden bahseden “ebyât-ı dil-sitânlar” (s. 141) ifadesinde Farsça tamlama içinde sıfat göreviyle kullanmıştır (Örnek 4). Terim ayrıca Mevlânâ Cafer Çelebi’nin Hevesnâme isimli eserinin gönüllere tesir eden özelliğinden bahseden “dâstân-ı dil-sitân” (s. 170) ifadesinde Farsça tamlama içinde sıfat işleviyle kullanılmıştır (Örnek 5).




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Terime, Heşt Behişt’te 1, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da 4 defa yer verilmiştir.

 




Örnekler

Örnek 1:

Bu fakîr ü hakîr-i şikeste-hâtır kütüb-i mezkûreyi mütedâvil ü müteʾebbîʿ olup Mecâlisü’n-nefâʾis ile dil-i gamgîn enîs ve Bahâristân-ı dil-sitân ile dîde-i nemgîn munîs olup her birinün mütâlaʿasından câna râhat ve dil-i bîmâra sıhhat irüp hâtır-ı fâtıra huzûr u halecâna ve dil-i nâ-şâda sürûr u güzârân iderdi (İpekten vd., 2017, s. 5).

Örnek 2:

… mesnevî birle makâmât-ı tevhîd ü’l-vâsılîn ve gâh esbâb-ı hüsnî ve ahvâl-i ‘aşkı sebep idinüp erbâb-ı hüsn ü cemâlün ashâb-ı ‘aşka işve ve kirişmesin ve istignâʾ ü şîvesin beyân iderler ve gâh nâr-ı mahabbet şuʿlelerinün âteş-i iştiyâk ve nâr-ı iftirâkla sûz u güdâzın ve nâle vü niyâzın nazm idüp cevr-i habîb ü zulm-i rakîbi bir dâstân-ı dil-sitân iderler (Canım, 2018, s. 48).

Örnek 3:

…fânîde nâ-bedîd ü nâ-yâb olmışdur ve ol efkârında leyl ü nehâr fikâr olup ‘ömr-i rüzgâr harc itdükleri defter ü dîvânlar ve dâstân-ı dil-sitânlar besân evrâk-ı ebter der zîr-i minber meşâbesinde künc-i hamûlî ü hafâda perîşân u pâymâl olup kalmışdur (Canım, 2018, s. 69).

Örnek 4:

Hâssa ki ol matlaʿ-ı dâsitânlar ve sıfat-ı subh u şâmda vâkiʿ olan ebyât-ı dil-sitânlar her biri ʿucûbe-i makâl ve numûne-i sihr-i helâldür.

Nazm: 

Meger bir subh-dem bu Zâl-i gerdûn 

Sipihrün dâmenin kılmışdı pür-hûn 

 

Meger kim vaz-ı ḥaml itmişdi Nâhîd 

Anunçün kan içinden togdı hurşîd 

 

Togurdı ṣubh-dem Bânû-yı devrân 

Bir altun başlu sırma saçlu oglan 

 

Çü devlet matlaʿından togdı ol mâh 

Melekler didi gökden zâde Allâh 

 

On onbeş günde Husrev bedre döndi 

Ṣaçı bir yılda leyl-i kadre döndi 

 

Ayagın turmaga başladı servi 

Terennüm kıldı bâgınun tezervi 

 

Dehânı goncasına düşdi jâle 

Ruhınun dâgdârı oldı lâle (Canım, 2018, s. 141).

Örnek 5:

Fenn-i nazmda Hassân-ı dehr ve üslûb-ı nesrde Suhbân-ı ʿasr idi. Şâʿir fezâyilinden fazla mükemmel Dîvânı ve manzûmâtdan Heves-nâme nâm bir dâstân-ı dil-sitânı vardur (Canım, 2018, s. 170).




Kaynaklar

Ayverdi, İ. Kubbealtı Lügati. https://lugatim.com/ 

Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html

Devellioğlu, F. (2001). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. 18. Baskı. Ankara: Aydın Kitabevi.

İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html 

Kanar, M. (2015). Farsça Türkçe Sözlük. İstanbul: Say.

Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi. 

Sami, Ş. (2015). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Steingass, F. (1998). Persian-English Dictionary. Beyrut: Librairie du Liban.




Yazım Tarihi:
14/10/2026
logo-img