DİLPEZÎR (DİL-PEZĪR)


* Sözlüklerde “hoşa giden, beğenilen” gibi anlamlara gelen ve tezkirelerde “makbul, beğenilen” şiir, ifade ve sanat gücü için kullanılan terim.



Sözlük Anlamı

Farsça dil (gönül) kelimesi ile pezîroften (kabul etmek) mastarının muzari gövdesi “pezîr”den oluşan sözcük, “gönlün kabul edeceği, beğenilen, makbul” anlamlarında sıfat terkibidir (Ayverdi, URL-1). Kanar, sözcüğü “beğenilen, makbul, sevimli, güzel” (2015, s.723); Devellioğlu “gönüle hoş gelen, gönlün beğendiği” (2001, s.187); Sami “kabul etmek, gönlün kabul edeceği, makbul” (2015, s.617); Dihhuda “makbul olan, beğenilen, rağbet edilen, gönlün dilediği gibi olan, gönlü etkileyen, sevilen” şeklinde tanımlar (s.1171 c.11). Tietze, kelimeyi “kabullenen” anlamında ve “dil V + -pazîr” şeklinde tarif eder (2016, s. 419). 




Terim Anlamı

Tezkire yazarları tarafından kabul görülen ve beğenilen ifade şekli. 




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Ahdî, “dil-pezîr” terimini en sık kullanan tezkire yazarı olup bu Temerrüd Alî Paşa’dan, Ebu’l-Fazl Efendi’den, İbni Kemâl Ahmed Efendi’den, Hâce Çelebi’den, Kâmî Efendi’den, Feyzî’den, Usûlî’den, Mevlânâ’dan Ahmed Harîrî’den, Ânî Efendi’den, Ümîdî Efendi’den, Ahmed Çelebi’den, İlhâmî Efendi’den, Edâyî’den, Basîrî’den, Penâhî’den, Tâbî-i Büzürg Sânî Beg’den, Cüdâyî-i ʿAcem’den, Harîmî Beg’den, Hükmî’den, Hükmî Beg’den, Hâverî Efendi’den, Hüsrevî Çelebi’den, Hâdimî’den, Derûnî’den, Zihnî’den, Semâî’den, Şerhî’den, Sabrî Çelebi’den, Sıdkî Çelebi’den, Ziyâyî’den, ʿAlâyî’den, ʿUbeydî Çelebi’den, Gafûrî Çelebi’den, Gubârî’den, Kandî’den, Kurbî’den, Lâyıhî’den, Lâhıkî’den, Laʿlî’den, Müslim Çelebi’den, Mahvî’den, Müdâmî Beg’den, Muhîtî Efendi’den, Meşrebî’den, Vâlî’den, Hilâlî’den ve Yahyâ’dan bahsederken bu terimi kullanır. Ahdî, terimi Sânî’nin sanat becerisi ve nazire yazma gücünü belirtmek üzere “…zurefânun ekser-ebyâtına nazîre-i dil-pezîr dimede bî-nazîr geçer.” (Solmaz, 2018, s. 126) ifadesinde tamlama içinde kullanır (Örnek 1).

Latîfî tezkiresinde terim; beğenilen, kabul gören şiirlerden bahsetmek üzere “Ma’lûmdur ki şi’r her ne denlü dil-pezîr ve nazm her ne denlü lâ-nazîr olsa…” (Canım, 2018, s. 46) şeklinde birleşik fiilin isim unsuru olarak kullanılır (Örnek 2).

Kınalızâde Hasan Çelebi terimi, Hayâlî Bey’in şiir yazma ifadelerinin güzelliğini “eş’âr-ı dil-pezîrinde nümâyân olan hüsn-i ta’bîr” (Sungurhan, 2017, s. 346) olarak belirtirken kullanır (Örnek 3).

Zehr-i Mâr-zâde Seyyid Mehmed Rıza, “dil-pezîr” terimini Ayşî’nin şiir yazma yeteneğinden bahsederken “zâde-i tab’-ı dil-pezîridür” (Zavotçu, 2017, s. 164) şeklinde izafet terkibinin sıfat unsuru olarak kullanır. Nef’î’nin kasidelerinin eşsiz ve gönle hoş gelen beyitlerinden bahsederken terimi, “Bu ebyât-ı dil-pezîr kasâ’id-i bî-nazîrlerindendür.” (s. 208) şeklinde izafet terkibinin sıfatı olarak kullanır.

Mîrzâ-Zâde Mehmed Sâlim Efendi, terimi Râşid’in şiir üslûbunun gönle hoş geldiği ve makbul sayıldığından bahsederken “…ve vâdî-i dil-pezîrinde bî-bahâne bir mahdûm-ı celîlü’l-kadr-i ma’ârif-güsterdir.” (İnce, 2018, s.195) şeklinde Farsça izafet terkibinde kullanır (Örnek 5).

Fatin, terimi Emin Şârık Baba’nın şiirlerinin ve sözlerinin gönle hoş gelen nitelikte olduğunu “eş‘âr u güftârı latîf u dil-pezîr” (Çiftçi, 2017, s. 258-259) şeklinde sıfat göreviyle kullanır.

“Dil-pezîr” sözcüğü, divan şiirinde terim anlamı veya terim anlamı dışında çeşitli anlamlarda ve nazım şekillerinde kullanılmıştır. Âşık Çelebi, Dîvân’ında sevgilinin güzellik unsurlarının âşık üzerindeki etkisini yalnızca sözcüğün kendisiyle “dil-pezîr” (Kılıç, 2017, s. 132) sözcüğüyle ifade ederek sözcüğü terim anlamının dışında kullanır (Örnek 6). Nâ’îlî- Kadîm, kasidesindeki kelimelerin gönle hoş gelen ve etkileyici nitelikte olduğunu “lafz-ı dil-pezîri maʿânî-sudûr olur” (İpekten, 2019, s. 180)ifadesiyle terim anlamıyla kullanır.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

Bu terim; Mecâlisü’n-Nefâis’te 3, Heşt Behişt’te 2, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da 4, Gülşen-i Şu’arâ’da 59, Kınalızâde’de 1, Beyânî’de 3, Mecma’ü’l-Havâs’ta 2, Riyâzü’ş-Şu’arâ’da 1, Rıza’da 3, Teşrîfâtü’ş-Şu’arâ’da 7, Tezkire-i Mûcib’de 3, Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim’de 2, Âdâb-ı Zurafâ’da 15, Mir’at-ı Şi’r’de 3, Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’de 6, Kâfile-i Şu’arâ’da 2, Mecmü’atü’t-Terâcim’de 1 kez kullanılmaktadır.




Örnekler

Örnek 1:

... ol vechile pesend-i ehl-i dil olmış. Ana binâen ekser-i ebyâtında zikr-i şâʿirân-ı ʿAcem ve esâmi-i vilâyâtını rakam itmekle mukayyed ve makbûl-i nîk ü bed kimesnedür. Zîrâ şuʿarâ içre sâhib-tarz ve beyne’n-nâs ebyâtı bî-kıyâsdur ve mezkûrun bir mikdâr eşʿârı selîs-edâ ile sâf ü pâk ve güftârı nefîs-maʿnâ ile ferah-fezâ ve dâfiʿ-i gamnâk a oldugiçün ana şuʿarâ nazîre dirler ve kendü dahi zurefânun ekser-ebyâtına nazîre-i dil-pezîr dimede bî-nazîr geçer ve tarîk-ı hezlde gâyetle bî-misl ü bî-mânend idi (Solmaz, 2018, s. 126-127)

Örnek 2:

Nesr: Ma’lûmdur ki şi’r her ne denlü dil-pezîr ve nazm her ne denlü lâ-nazîr olsa اﺣﺴﻨﺎﻟﺸﻌﺮ اﻛﺬﺑﮫ muktezâsınca pîrâye-i şâhid-i kizb ü zûr ve sermâye-i sürûr u gurûrdur…  (Canım, 2018, s. 46)

Örnek 3:

Şân-ı bülend ve tab’-ı ercmend ile fenninün ferîdi ve zemânesinün yegâne vü vahîdidür. Eş’âr-ı âbdârınun safâ-yı elfâz u selâset ve ‘uzûbet-i edâsı âb-ı revân gibi sâfî vü cârî ve âyîne-i rûy-ı mehveşân-misâli küdûret-i rekâket ve gubâr-ı ‘aybdan münezzeh ü ‘ârî eş’âr-ı dil-pezîrinde nümâyân olan hüsn-i ta’bîr ve güftâr-ı bî-nazîrinde zâhir ü ‘ıyân olan lutf-ı takrîr degme şâ’irün şi’rinde olmadugı ziyâ-yı mihr-i münîrden azher olmagın isbât-ı müdde’î muhtâc-ı tahrîr ü tastîr degüldür (Sungurhan, 2017, s. 345-346)

Örnek 4:

Bu ebyât-ı lâ-nazîr dahi zâde-i tab’-ı dil-pezîridir:

Şiir

Fasl-ı bahâr eyyâm-ı gül ‘ahd-i şeh-i firûz ola

‘Âlem nice şâd olmasun hem ‘iyd ü hem nev-rûz ola (Zavotçu, 2017, s. 164)

Örnek 5:

Ol zât-ı vâlânın vücûd-ı nâ-yâb-ı şâyân-ı ikrâmı Devlet-i ‘Aliyyede ne rütbe manzûr-ı hüsn-i nazar olup ihtirâm olunsa lâyık u sezâ bir ehl-i hüner ma’ârif-perver mahdûm-ı zîbâdır. Fazl u kemâllerinden fazla şi’r ü inşâda yegâne ve vâdî-i dil-pezîrinde bî-bahâne bir mahdûm-ı celîlü’l-kadr-i ma’ârif-güsterdir (İnce, 2018, s. 195).

Örnek 6:

Bu nihâl u bu cemâl u hatt u hâl u rûy-ı âl

Dil-rubâ vü dil-güşâ vü dil-firîb ü dil-pezîr  (Âşık Çelebi, G. 109/2).




Kaynaklar

Ayverdi, İ. (URL-1). Kubbealtı Lügati. https://lugatim.com/   

Canım, R. (hzl.) (2018). Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html.

Çiftçi, Ö. (hzl.) (2017). Fatîn Tezkiresi (Hâtimü’l-Eş’âr). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195831/fatin-tezkiresi.html.

Devellioğlu, F. (2001). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. 18. Baskı. Ankara: Aydın Kitabevi.

Dihhuda, A. E. (1998). Lugat-nâme. C. VII. Tahran: Müessese-i İntişarat ve Çap-ı Danişgâh-i Tahran.

İnce, A. (hzl.) (2018). Mîrzâ-zâde Mehmed Sâlim Efendi Tezkiretü’ş-Şu‘arâ (İnceleme - Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html.

İpekten, H. (hzl.) (2019). Nâ’ilî Kadîm Dîvân. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247199/naili-i-kadim-divani.html.

Kanar, M. (2015). Farsça Türkçe Sözlük. İstanbul: Say.

Kılıç, F. (hzl.) (2017). Âşık Çelebi Dîvânı. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195827/asik-celebi-divani.html.

Kılıç, F. (hzl.) (2018). Meşâ’irü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html.

Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdî ve Gülşen-i Şuʿarâ’sı (İnceleme - Metin). Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56733,ahdi-gulsen-i-suarapdf.pdf?0.

Sungurhan, A. (hzl.) (2017). Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html.

Tietze, A. (2016). Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. C. II. Ankara: TÜBA.

Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html




Yazım Tarihi:
14/10/2026
logo-img