belîg ü fasîh, belîgü’l-kelâm, bedî’ü’l-beyân, belâgat-ı beyân
* Arapçadaki “belîğ ve beyân” kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan “belîğü’l-beyân” tamlaması; “sözü güzel ve etkili bir biçimde ifade eden, söz ustası, belagat sahibi” anlamlarındadır.
Kamus-ı Türkî, “belîğ” kavramını “belagat yani düzgün ve vazı’ ibare” (Kamus-ı Türki, s. 303) olarak tanımlarken Lehçe-i Osmanî, “belagatlı, tebliğ-i meramda kâmil, sözü tesir ettiren, ateş-zebân, beliğâne söyleyen” kişi olarak açıklamaktadır (Lehçe-i Osmanî, C. II, s. 973). Lugat-ı Remzi ve Müntehab-ı Lugat-ı Osmâniyye ‘de detaylı bir tanım verilir: “Meramını bila-noksan tamamen ifade ve tefhime kadir olan ve kelamı manasına ve meramına tamamen ve bila noksan mutabık olan” kişi (Lugat-ı Remzi, C. I, s. 185; Müntehab-ı Lugat-ı Osmâniyye, C .I, s. 118). Kavram diğer sözlüklerde çoğunlukla “belagatlı, ifade-i meramda mahir olan” şeklinde tanımlanmıştır (Lugat-ı Naci, s. 171; Lugat-ı Cudi, s. 201; Kamus-ı Osmanî C. II, s. 171). Yeni Türkçe Lugat “belîğ” ifadesini “fasih, nafiz, ve masnu’ bir surette ifade-i meram iden, düzgün ve masnu’ olan” biçiminde tanımlayarak diğer sözlüklerdeki eksik manaları da tamamlar (Yeni Türkçe Lugat, s. 159). “Beyan” kavramı ise hemen hemen bütün sözlüklerde “anlatma, açık söyleme, ifade” şeklinde tanımlanmıştır.
Tezkireler bağlamda “belîğü’l-beyân”ı, “sözü açık, anlaşılır ve etkili bir biçimde ifade eden söz ustası, hatip, söz söylemede mahir şair” olarak tanımlamak mümkündür.
Tezkirelerde “belîğü’l-beyân” tamlaması, genellikle şairin sanatını övmek için kullanılmıştır. Tamlama, anlam bakımından vurguyu arttırmak için ekseriyetle “fasîhü’l-lisân”la birlikte kullanılmıştır. Bazı tezkirelerde ise “bedî‘u’l-beyân” veya Sehî Bey Tezkiresinde olduğu gibi hemen hemen aynı anlama gelen “fasih ü belîğ” şeklinde de kullanılmıştır. “Belîğu’l-beyân” payesini alan şair, söz ülkesinin sultanları arasında anılmaya layık kimsedir. Tezkireci, şair için “belîğu’l-beyân” ifadesini kullanmışsa şair sanat karnesinde geçer not almış demektir.
Latifî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ’da şair Sultân Selîm’in edebi kişiliğinden bahsederrken şöyle der: “O belîğu’l-beyân ceriyyü’l-cinân ve fasîhu’l-lisân bir pâdişâh-ı ârif-i pür-ma’ârif ve esrâr-ı ahvâl-i cihâna mû-be-mû vâkıf idi”(Canım, 2018, s. 104). Buna göre, siyasî olarak dünya meselelerine hâkim olan Sultân Selîm’in aynı zamanda şiir sanatında mahir olduğunu görürüz. Latifî, Tezkiresi’nin başka bir yerinde şair Cemâlî için; “Naẓm-ı belîğu’l-beyânında hayli suhân-perverlikler izhâr idüp eşʿârında dahî hayli hayâlât harc itmişlerdür” diyerek şiir sahasındaki dil kullanımına ve sanatçı kişiliğine vurgu yapar (Canım, 2018, s. 177).
“Belîğü’l-beyân” ifadesi Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ (Latifî) dışındaki diğer tezkirelerde geçmez. Ancak yakın ifade olarak “belîg ü fasîh, belîgü’l-kelâm, bedî’ü’l-beyânı, belâgat-ı beyânı” tamlamaları kullanılır.
Belîğü’l-beyân” ifadesi Latifî'nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ adlı eserinde edebî bağlamıyla 2 (iki) kez kullanılmış olup diğer tezkirelerde mevcut haliyle kullanılmamıştır.
Örnek 1:
O (Sultan Selim) belîğu’l-beyân ceriyyü’l-cinân ve fasîhu’l-lisân bir pâdişâh-ı ârif-i pür-ma’ârif ve esrâr-ı ahvâl-i cihâna mû-be-mû vâkıf idi (Canım, 2018, s. 104).
Örnek 2:
Naẓm-ı belîğu’l-beyânında hayli suhân-perverlikler izhâr idüp eşʿârında dahî hayli hayâlât harc itmişlerdür (Canım, 2018, s. 177).
Canım, R. (2018). Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ-Latîfî (İnceleme-metin). Ankara: KB Yayınları. Latifî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ.
Cûdî, İ. (2006). Lügat-ı Cûdî. (B. T. İsmail Parlatır, hzl.) Ankara: TDK.
Ebüzziya Mehmed Tevfik (1306/1889). Lugat-ı Ebuzziya, C.1,2. İstanbul: Matbaa-i Ebûzziyâ.
Devellioğlu, F. (2013). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat. Ankara: Aydın Kitabevi.
Hindioğlu, A. (1838). Hazine-i Lugat ou Dictionnaire Turc-Français, Vienne.
Nâcî, M. (1308). Lügat-ı Nâcî. İstanbul.
Paşa, A. V. (1306). Lehce-i Osmânî. İstanbul.
Redhouse, J. W. (1863). Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye. TDK.
Redhouse, W. J. (1968). New Redhouse Turkish-English Dictionary. İstanbul: Redhouse Press.
Remzî, H. (1305). Lugat-ı Remzî 1-2. İstanbul.
Sâmî, Ş. (1978). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.
Tevfik, H. (1921). Almanca Osmanlıca Sözlük Osmanischen ( Turkish ) - Deutsches Wörterbuch, Leipzig.
Toven, M. B. (1927). Yeni Türkçe Lügat. 2. Baskı. İstanbul.
İnternet Kaynakları:
https://lehcediz.com/ (Erişim tarihi: 29.08.2025)
https://www.osmanlicasozlukler.com/ Erişim tarihi: 29.08.2025)