refîk-i a’lâ, bülend ü a’lâ, evc-i a’lâ, ‘arş-ı a’lâ, a’lâ vü ednâ, mele’-i a’lâ, efdal u a’lâ, cennet-i a’lâ, matlab-ı a’lâ, Ka’be-i ‘ulyâ, menâsıb-ı ‘ulyâ, behişt-i ‘ulyâ, mertebe-i ‘ulyâ, intimâ-yı südde-i ‘ulyâ, derece-i ‘ulyâ, yed-i ulyâ
* Sözlüklerde “çok yüce”, “en yüksek”, “en iyi”, “saygın”, “büyük ve itibarlı kimse” gibi anlamları olan, tezkirelerde ise beğenilen beyitler/şiirler/eserler veya eser sahibi için kullanılan, onun dinî ve dünyevî mertebesini yücelten ve dinî kavram ve mekânlarla birlikte kullanılan terim.
A’lâ / ulyâ kelimeleri Arapça bir sıfattır. “En yüksek, en üst; en iyi, pekiyi, saygın, büyük ve itibarlı kimse” (Parlatır, 2006, s.70) anlamlarına gelir.
Kur’ân-ı Kerim’de “A’lâ Sûresi” vardır. On dokuz ayet olup, ilk ayette Allah'ı niteleyen “el-A’lâ” kelimesinden adını almıştır. Bununla birlikte “a’lâ”, “ulyâ”, “aliyyâ” kelimeleri şu surelerde yer alır: “Necm Sûresi 7. Ayet, Nâziât Sûresi 24. Ayet, Tâhâ Sûresi 68. Ayet, Leyl Sûresi 20. Ayet, En’âm Sûresi 102. Ayet, Nahl Sûresi 60. Ayet; ulyâ:" Tevbe Sûresi 40. Ayet"; aliyyâ: “Meryem Sûresi 50 ve 57. Ayet, aliyyen: “Nisâ Sûresi 34. Ayet”; mele-i a’lâ :” Sâd Sûresi 69. Ayet, Saffât Sûresi 8. Ayet” gibi.
Şair tarafından yazılan eserin herkes tarafından beğenilmesi, hoşa gitmesi, kabul görmesi, ayrıca şairin toplumda muteber biri olarak bilinip tanınması, dinî kavram ve mekânların tavsîf edilmesi, şairin dinî ve dünyevî mertebesinin övülmesi/yüceltilmesi.
A’lâ/ulyâ kelimelerinin tezkirelerde şu şekilde kullanıldığı görülür:
1- En çok beğenilen bir şiirin veya eserin ifadesinde kullanılır: “Dîvân-ı eş’ârında olan metâli’ün a’lâsıdur ki sebt olındı” (Sungurhan, 2017a, s. 175), “bu beyti a’lâ ve makbûl-ı yârân-ı safâdur” (Sungurhan, 2017a, s. 183), “Kitâb-ı mezbûra andan a’lâ hâşiye tahrîr ü imlâ olınmamışdur dinilse lâyık u sezâdur” (Sungurhan, 2017a, s. 244), “Fârisî inşâsı Türkî inşâsından a’lâ idügi ehli katında zâhir ü vâzıhdur” (Sungurhan, 2017a, s. 261), “münâca’atda bu a’lâ beyt anuñdur” (Kılıç, 2018, s. 121), “..hattı a’lâ..” (Kılıç, 2018, s. 386).
2- Şairin vefatından sonra ruhunun, peygamberlerin ve meleklerin ruhlarının bulunduğu yere gittiği (mele’-i a’lâ) belirtilerek onun mertebesinin yüceliği vurgulanır: “Merhûm-ı merkûmun rûh-ı pür-fütûhı gûşe-nişîn-i mele’-i a’lâ oldukda..” (Sungurhan, 2017a, s. 898).
3- Dinî kavram ve mekânların tavsîfinde kullanıldığı görülür: “mele’-i a’lâ, cennet-i a’lâ, Ka’be-i ‘ulyâ, refîk-i a’lâ”, arş-ı a’lâ gibi.
4- Hem şairi ve eserini övmek hem de onun diğer şairler arasındaki üstünlüğünü belirtmek/kıyas etmek için kullanılır: “Hakkâ ki şu’arâ-yı Rûmun a’lâlarından ve bu tâ’ifenün mümtâz ü müstesnâlarındandur” (Sungurhan, 2017a, s. 216), “..ve şu’arâ içinde kadr-i a’lâsı vardı” (Kılıç, 2018, s. 56), “..ammâ inşâsı şi’rinden a’lâ..” (Kılıç, 2018, s. 458), “..cebel-i ‘irfânı ‘Arafâtdan a’lâ..” (Kılıç, 2018, s. 627), “..tabaka-i ʿulyâdan ve zümre-i aʿlâdandur” (Canım, 2018, s. 347).
5- “A’lâ” kelimesinin sonuna Farsça pekiştirme eki olan “-ter” eki getirilerek ifade kuvvetlendirilir : “..şi’rleri şu’ûr-ı erbâb-ı fıtnat derecesinden a’lâter..” (Kılıç, 2018, s. 299).
6- “A’lâ” kelimesi kendisiyle eş ve zıt anlamlı kelimelerle kullanılır: “..şu’arânun ednâsı vü a’lâsı peyrev olup..” (Kılıç, 2018, s. 575), “efdal u a’lâ” (Sungurhan, 2017a, s. 99), “..bu târîhi hayli bülend ü a’lâ düşmişdür” (Sungurhan, 2017a, s. 657) gibi.
Tezkirelerde “a’lâ/ulyâ/aliyyât” kelimelerinin en fazla Kınalızâde Hasan Çelebi tezkiresinde (60 defa) geçtiği görülür. Bununla beraber kelime; Sehi Bey tezkiresinde 11, Latîfî tezkiresinde 25, Âşık Çelebi tezkiresinde 49, Beyânî tezkiresinde 9, Ahdî'nin Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sında 8, Riyâzü’ş-Şu’arâ’da 22, Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye’de 28, Safâyî tezkiresinde 24, Sâlim tezkiresinde 22, Teşrîfâtu’ş-Şu‘arâ’da 5, Mecâlisü’n-Nefâ’is’te 3, Rıza Tezkiresi’nde 13, Künhü’l-Ahbâr’da 19 defa kullanılır.
Örnek 1:
Vâdî-i a‘lâda cevlân ider bülend-pervâz ve üslûb-ı gazelde mümtâz (İpekten vd., 2017, s. 16).
Örnek 2:
A‘lâ kasîdeleri ve mu‘aşşer ü müsemmenler dimede hod ekser-i şu‘arâya âb-rûdur (İsen, 1994, s. 323).
Örnek 3:
Kelâm-ı belâgat-encâmda derece-i ‘ulyâsı vardur belki mantık u kelâmda dem-i Mesîhâsı vardur (Kılıç, 2018, s. 174).
Örnek 4:
Hak budur ki derece-i ‘ulyâ-yı fesâhat-i tâmm oldugu müttefikun ‘aleyh-i erbâb-ı kelâmdır ki ol hâlet-i bî-tedbîri bu beyt-i kerâmet-ta’bîr ile takrîr buyururlar (İnce, 2018, s. 447).
Örnek 5:
Hak-şinâslıgı a’lâ mertebede irdi (Eraslan, 2000, s. 197).
Açıkgöz, N. (hzl.) (2017). Riyâzü’ş-Şuara (Tezkiretü’ş-Şuara). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-191371/riyazi-riyazus-suaratezkiretus-suara.html
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Çapan, P. (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l Âsâr Min Fevâ'idi'l Eş'âr) İnceleme-Metin-indeks. Ankara: AKM Yayınları.
Eraslan, K. (hzl.) (2000). Mecâlisü'n-Nefâyis. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Erdem, S. (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâ’sı İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük. Ankara: AYK Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.
Genç, İ. (hzl.) (2018). Tezkire-i Şu’arâ-yı Mevleviyye. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-206275/tezkire-i-suara-yi-mevleviyye.html
İnce, A. (hzl.) (2018). Mı̂rzâ-zâde Mehmed Sâlı̇m Efendı̇ Tezkı̇retü’ş-şu‘arâ (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-203805/mirza-zade-mehmed-salim-tezkiretu39s-su39ara.html
İpekten, H., Kut, G., İsen, M., Ayan, H., ve Karabey, T. (hzl.) (2017). Sehî Beg Heşt Bihişt. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78460/tezkireler.html
İsen, M. (hzl.) (2017). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194288/kunhul-ahbarin-tezkire-kismi.html
Kılıç, F. (hzl.) (2018). Âşık Çelebı̇-Meşâ’ı̇rü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-210485/asik-celebi-mesairus-suara.html
Oğraş, R. (hzl.) (2018). Esʿad Mehmed Efendi Bağçe-i Safâ-endûz. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-212024/esad-mehmed-efendi-bagce-i-safa-enduz.html
Öztürk, F. (hzl.) (2018). Silâhdâr-zâde Mehmed Emîn Tezkire-i Silâhdâr-zâde. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-209345/tezkire-i-silahdar-zade.html
Parlatır, İ. (2006). Osmanlı Türkçesi Sözlüğü. Ankara: Yargı Yayınevi.
Solmaz, S. (hzl.) (2018). Ahdı̂ ve Gülşen-ı̇ Şuʿarâ’sı (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-201251/ahdi-gulsen-i-suara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017a). Kınalızâde Hasan Çelebı̇ Tezkı̇retü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194494/kinalizade-hasan-celebi-tezkiretus-s-uara.html
Sungurhan, A. (hzl.) (2017b). Beyânî Tezkiresi (Tezkiretü’ş-şu’arâ). Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194495/beyani-tezkiresi-tezkiretus-suara.html
Tolasa, H. (2002). Sehî, Latîfi ve Âşık Çelebi Tezkirelerine Göre 16. Yüzyılda Edebiyat Araştırma ve Eleştirisi. Ankara: Akçağ Yayınları.
Yılmaz, K. (hzl.) (2019). Güftî Teşrîfâtü'ş-Şuʿarâ. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-247200/gufti-tesrifatus-suara.html
Zavotçu, G. (hzl.) (2017). Rızâ Tezkiresi. Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-219133/riza-tezkiresi.html
https://kuran.diyanet.gov.tr/ (Erişim tarihi: 20.12.2024).
https://acikkuran.com/ (Erişim tarihi: 20.12.2024).
https://lugatim.com/ (Erişim tarihi: 18.12.2024).